20 Ocak 2026 - 17:21
İsrail Ordusunda Sessiz Çöküş: Travma, İntihar Girişimleri ve Dağılan Moral

Gazze ve Güney Lübnan’da süren çatışmaların ardından İsrail ordusunda psikolojik çöküşün derinleştiği, özellikle yedek askerler arasında travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), intihar girişimleri ve ciddi moral kaybının alarm verici boyutlara ulaştığı bildiriliyor.

Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı -ABNA- İsrail’in Gazze Şeridi ve Güney Lübnan’da yürüttüğü askeri operasyonların, cephe gerisinde ağır bir bedel yarattığı ortaya çıkıyor. Son dönemde basına yansıyan bilgiler ve askeri kaynaklara dayandırılan değerlendirmelere göre, İsrail ordusunda travma sonrası stres bozukluğu vakaları hızla artarken, intihar girişimleri ve psikolojik çöküş özellikle yedek birliklerde belirgin şekilde çoğaldı.

Aylar süren çatışmaların ardından cepheden dönen askerlerin önemli bir bölümünün uyku bozukluğu, öfke patlamaları, yoğun kaygı ve depresyon yaşadığı ifade ediliyor. Askeri sağlık sisteminin bu yükü taşımakta zorlandığı, psikolojik destek taleplerine zamanında yanıt verilemediği de dile getirilen sorunlar arasında.

Özellikle sivil yaşamdan koparılarak uzun süreli görevlere çağrılan yedek askerlerin, hem cephede yaşadıkları hem de geri döndüklerinde karşılaştıkları toplumsal ve ekonomik baskılar nedeniyle ciddi bir ruhsal kırılma yaşadığı belirtiliyor. Bazı asker aileleri, ordunun yaşanan kayıpları ve psikolojik sorunları kamuoyundan gizlemeye çalıştığını savunuyor.

Askeri analistler ise sahadaki direnişin beklenenden sert olması, net bir askeri hedefin ortaya konulamaması ve sürekli teyakkuz halinin, İsrail ordusunda moral ve disiplin sorunlarını derinleştirdiğine dikkat çekiyor. Uzayan savaşın, yalnızca cephede değil, İsrail toplumunun tamamında ağır bir psikolojik yük oluşturduğu vurgulanıyor.

Tüm bu gelişmeler, İsrail’in askeri gücünün yalnızca silah ve teknolojiyle değil, askerlerin ruhsal dayanıklılığıyla da sınandığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha